İNGİLİZCE-Çeviri Nasıl Yapılır?..2

ZAMAN KAVRAMI

1. GiRiŞ
Bu ve bunu izleyen ana başlık altında İngilizce'de yer alan bütün zamanlar (= tense) ve yardımcı yüklemler (= modal verbs) iki ayrı başlık altında ele alınmaktadır. Zamanlar "Present", "Past", ve "Future" sırası ile, yardımcı yüklemler ise alfabe sıralamasında ele alınmaktadır. Önemli çeviri özellikleri, her zaman olduğu gibi, kutu içinde verilmektedir.
2. "Present" : Geniş zaman / Şimdiki zaman
2.1. Simple Present Tense
a) Her zaman olan/olabilecek olaylar için kullanılır.
- The earth rotates around the sun.
Dünya güneşin çevresinde döner.
b) Bir olayı naklederken, özellikle hikaye dilinde kullanılır.
- Rosencrantz flips a coin.
Rosencrantz yazı tura için para atar.
c) Her zaman olan, olabilecek ve bir sıkl??a sahip olayların anlatımında kullanılır.
- I always/sometimes/rarely brush my teeth.
Dişlerimi her zaman/bazan/nadiren fırçalarım.

Simple Present'ın bu kullanımları (A-C) Türkçe'ye aktarılırken "yüklem + -Er/-Ir" yapısı kullanılır.

d) Geleceğe ait kesin bir olaydan söz ederken kullanılır.
- We set off after lunch.
Öğle yemeğinin ardından yola çıkıyoruz.
e) Normalde "yüklem + -ing" yapısı ile kullanılmayan bazı yüklemlerle birlikte kullanılır. Bu yüklemlerin başlıcaları:

astonish, belong to, believe, concern, consist of, contain, depend on, deserve, detest, dislike, doubt, feel, fit, forget, guess, have, hear, hate, imagine, include, impress, know, like, love, need, owe, realize, recognize, regret, resemble, remember, satisfy, see, seem, smell, sound, suppose, taste, think, understand, want, wish
• feel yüklemi "fikir sahibi olmak" (- I feel he is right) anlamında "-ing" almaz; "hissetmek" anlamı (- How are you feeling today?) taşıdığında "-ing" alır.
• have yüklemi "sahip olmak" (- She has three children.) anlamında "-ing" almaz"; "..almak / yemek" anlamı (- They are having lunch.) taşıdığında "-ing" alır.
• hear yüklemi alışılmadık durum belirttiğinde (- I'm hearing things. / Gaipten sesler duyuyorum.) "-ing" ile kullanılabilir.
• see yüklemi alışılmadık durum belirttiğinde (- I'm seeing double) "-ing" ile kullanılabilir.
• smell yüklemi "koku salmak" (- It smells nice.) anlamında "-ing" almaz; "koklamak" anlamı (-She is smelling the flowers.) taşıdığında "-ing" ile alır.
• taste yüklemi "tadı olmak" (- It tastes nice.) anlamında "-ing" almaz; "tatmak" anlamı (- Why are you tasting the soup?) taşıdığında "-ing" alır.
• think yüklemi "fikir sahibi olmak" (- I think he is right.) anlamında "-ing" almaz; "düşünmek" anlamı (- What are you thinking ?) taşıdığında "-ing" alır.

Simple Present'ın bu kullanımları (D-E) Türkçe'ye aktarılırken "yüklem + - Er/-Ir" ya da çoğu kez "yüklem + - Iyor" yapısı kullanılır.

f) Emir vermek için kullanılır.
- Stop !
Dur !


2.2. Present Continuous Tense
a) Şu anda gerçekleşmekte olan olaylar için kullanılır.
- You are reading a sentence.
Bir cümle okuyorsun/okumaktasın.
b) Şu aralar olmakta olan olaylar için kullanılır.
- I am reading a wonderful novel.
Şahane bir kitap okuyorum/okumaktayım.
c) Geleceğe yönelik kesin planlarda kullanılır.
- What are you doing tomorrow ?
Yarın ne yapıyorsun ?
d) Konuşmacıyı tedirgin eden ve sık tekrarlanan bir olay için "always" ile birlikte kullanılır.

- She is always complaining about my dog.
Sürekli / Hep / Durmadan köpeğimden şikayet ediyor.

Present Continuous'un bu kullanımları (A-D) Türkçe'ye "yüklem + -Iyor/-mEktE" kullanılarak aktarılır.
2.3. Present Perfect Tense
a) Az önce tamamlanan bir olay için, genelde "just" ile kullanılır.
- I have just drunk a cup of tea.
Az önce/Daha şimdi bir fincan çay içtim.

b) Yapılmış ama zamanı belli olmayan eylemler için, ya da zaman belli olsa da eylemin kendisi kadar önemli olmadığı durumlarda kullanılır.

- Peter has been to the States twice.
Peter Amerika'da iki kez bulundu./Birleşik Devletler'e iki kez gitti.
c) Geçmişte yapılmış, şu anda ya da gelecekte yapılabilme olasılığı var olan olaylar için kullanılır.

- He has won 3 Oscars.
3 Oscar kazandı.

d) Sınırları kesin belirtilmeyen bir zamanı belirtmekte olan bir terim ile birlikte [1], ya da, olayın geçtiği zaman diliminin henüz sona ermediği durumlarda [2] kullanılır.

- The population has risen dramatically lately. [1]
Nüfus son zamanlarda önemli ölçüde arttı/artmıştır.

Present Perfect'in bu kullanımları (A-D) Türkçe'ye "yüklem + -DI", çeviri metni resmi bir dil taşıdığında da "yüklem + - mIştIr" yapısı ile aktarılır.

- They haven't had a holiday this year. [2]
Bu sene tatil yapmadılar.
e) "be" yüklemi ile birlikte, nitelik, yer, vs. belirten yapıların oluşturulmasında kullanılır.

- I have been a teacher for 7 years.
Yedi senedir öğretmenim/öğretmenlik yapmaktayım/yapıyorum.

Bu kullanım (E) Türkçe'ye "yüklem + -DIr" yapısı ile aktarılırsa da -DIr takısı genelde düşer.
2.4. Present Perfect Continuous Tense
a) Present Perfect'ten farklı olarak, daha süreli bir eylemi kapsar.
- I have been writing since ten this morning.
Bu sabah ondan beri yazıyorum/yazmaktayım.
b) Kimi zaman, olayın kendisi bitmiş olsa bile etkisi sürmektedir.

- You look terrible. Have you been fighting ?
Berbat görünüyorsun. Kavga mı ettin ?

Present Perfect Continuous Türkçe'ye, eylem sonuçlanmamış ise (A) "yüklem + -Iyor/-mEktE", eylem sonuçlanmış ise (B) "yüklem + -DI" ile aktarılır.


3. Past : Geçmiş zaman
3.1. Simple Past Tense
a) Geçmişte belirli bir zamanda bitmiş bir olay için kullanılır. Bu kullanımın Present Perfect'ten farkı olayın geçtiği zamanın ve ayrıntıların önem kazanmasıdır.

- He left a minute ago.
Bir dakika önce çıktı.
- Where did the accident happen ?
Kaza nerede oldu ?

Simple Past'ın bu kullanımı (A) Türkçe'ye "yüklem + -DI", daha resmi yapılarda ise "yüklem + mIştIr" kullanılarak aktarılır.

b) Geçmişe ait bir alışkanlık için "always", "never", vs. ile kullanılır.
- He always wore a hat.
Sürekli/Hep şapka giyerdi.

Simple Past'ın bu kulanımı (B) Türkçe'ye "yüklem + -I/ErdI" kullanılarak aktarılır.
3.2. Past Perfect Tense
a) Geçmişe ait iki olayın bulunduğu bir durumda ve bu iki olaydan birinin diğerinden önce olması halinde, önce olan olay için "Past Perfect", sonra olan olay için de "Simple Past" kullanılır.

- When the police arrived, the burglad had escaped.
Polis geldiğinde hırsız kaçmıştı.
b) "Past Perfect" temelde "Present Perfect'in past halidir.
- He had won 3 Oscars.
3 Oscar kazanmıştı.

Past Perfect Türkçe'ye "yüklem + -mIştI" ile, ya da, pek sık olmasa da, "yüklem + - DıydI" ile aktarılır.
3.3. Past Perfect Continuous Tense
"Present Perfect Continuous" yapının past halidir.
- I had been writing since 10 this morning.
O sabah 10'dan beri yazmaktaydım.
- You looked terrible. Had you been fighting ?
Berbat görünüyordun. Kavga mı etmiştin ?

Past Perfect Continuous Türkçe'ye " yüklem + - Iyordu / -mEktEydI / -mIştI kullanılarak aktarılabilir.
3.4. Past Continuous Tense
a) Geçmişte bir süre devam etmiş olan olayların aktarımında kullanılır.
- She was earning quite a lot of money.
Oldukça çok para kazanıyordu / kazanmaktaydı.
b) Devam etmekte iken ani ve daha kısa bir eylemle karşılaşan ya da o eylem tarafından kesintiye uğratılan bir eylem için kullanılır.
- When she heard the explosion she was having bath.
Patlamayı duyduğunda banyo yapıyordu.

Past Continuous Türkçe'ye "yüklem + -Iyordu / -mEktEydI" ile aktarılır.
3.5. "Infinitive" yapılarda past
"Infinitive" (to + yüklem) İngilizce'de "to have + V3" ile past hali alır.
- He is believed to have a big fortune. PRESENT
İnanışa göre büyük bir serveti var.
- He is believed to have lived in misery. PAST
İnanışa göre sefalet içinde yaşadı / yaşamış.
3.6. "Gerund" yapılarda past
"Gerund" (yüklem + - ing) yapısı "having + V3" kullanılarak past yapılabilir.
- Having completed the task, the students had a break.
(= After they had completed ... )
Görevi tamamladıktan sonra öğrenciler ara verdiler.
Bu yapı perfect nitelik de taşıyabilir.
- Having completed the task, the students will have a break.
(= After they have completed .... )


4. Future: Gelecek zaman
4.1. will
a) Bir plan ya da kesinleşmiş amaç olmadığı durumlarda kullanılır.
- Don't worry. You'll succeed.
Endişelenme. Başaracaksın.

Bu kullanım (A) Türkçe'ye "yüklem + - EcEk" ile aktarılır.

b) Sonucun kesin / doğal olduğu bilinen durumlarda, kimi zaman da bir inatlaşma söz konusu ise kullanılır.

- When it is wet, this paint will give a terrible smell.
Islakken bu boya berbat bir koku salar / salacaktır.
- Don't insist. She will say no.
Israr etme. Hayır der / diyecektir.

Bu kullanım (B) Türkçe'ye "yüklem + - I/Er" ya da "yüklem + - EcEkDIr" ile aktarılır.
4.2. be (am/is/are) going to
a) Bir plan ya da kesinleşmiş amaç olduğu zaman kullanılır.
- Don't worry. I'll help you.
Endişelenme. Sana yardım edeceğim.
b) Bir eylemin gerçekleşeceğine ait kesin iz, belirti varsa kullanılır.
- She looks very pale. I think she's going to faint.
Çok solgun görünüyor. Sanırım bayılacak.

Bu kullanımlar (A-B) Türkçe'ye "yüklem + - EcEk" ile aktarılır.

c) "was / were going to" yapısı yapılması amaçlanan ama gerçekleşmesine olanak ya da gerek kalmayan eylemler için [1] - ya da bunun tam tersi olarak gerçekleşmesine gerek yokken gerçekleşen [2] - olaylar için kullanılır.

- I was going to call him. He called me. [1]
Onu arayacaktım. O beni aradı.
- They weren't going to visit the ancient church but they did so while they took shelter there during the rain. [2]
Antik kiliseyi gezmeyeceklerdi ama yağmurdan korunmak için oraya sığındıklarında geziverdiler.

Bu kullanım (C) Türkçe'ye yüklem + - EcEktI" ile aktarılır.
4.3. be (am/is/are/ ..) to
a) "will (definitely)" anlamında kullanılır.
- The Queen is to visit New Zealand.
Kraliçe Yeni Zelanda'yı ziyaret edecek.

Bu kullanım (A) Türkçe'ye "yüklem + - EcEk" ile aktarılır.

b) "should" anlamında kullanılır.
- You are to do your homework.
Ev ödevini yapman gerek.

Bu kullanım (B) Türkçe'ye "should" gibi aktarılır.

4.4. Future Continuous Tense
Gelecekte sürüyor olacak eylem için kullanılır.
- This time tomorrow, I'll be sleeping.
Yarın bu saatler uyuyor olacağım.

Future Continuous Türkçe'ye "yüklem + - Iyor / - mEktE olacak" ile aktarılır.

4.5. Future Perfect Tense
Gelecekte bir zamanda tamamlanmış olacak eylem için - genelde zaman belirten by kelimesi ile birlikte - kullanılır.
- This time tomorrow, I'll have gone to bed.
Yarın bu saatler yatmış olacağım.
Future Perfect Türkçe'ye "yüklem + - mIş olacak" ile aktarılır.

Yorum Yaz